Ana Sayfa | Jinekolog Op. Dr. Süleyman Eserdağ | Yasal Uyarı | İletişim   

A'dan Z'ye Vajinismus ve Cinsel Problemler … "Kesin çözüm için yanınızdayız" HERA KADIN SAĞLIĞI MERKEZİ VAJİNİSMUS ve CİNSEL PROBLEMLER TEDAVİ MERKEZİ
 
Ana Sayfa Merkezimiz Hakkında Tedavi Programı Randevu İletişim

VAJİNİSMUS

Vajinismus Tanımı
Vajinismus Nedenleri
Vajinismus Türleri ve Riskler
Genital Anatomi
Vajinismus Teşhisi
Vajinismus Tedavisi
Hipnoz Tedavisi
Vajinismusta Erkek Eş Problemleri
Bekarlarda Vajinusmus
Vajinusmus ve Gebelik
Önerilmeyen Tedavi Yöntemleri
Vajinismus Hakkındaki Yanlışlar
Kliniğimizde Vajinismus Tedavisi
Bilimsel Çalışmalarımız
Bilimsel Yayınlar
Vajinismus Tarihçesi

CİNSEL BİLGİ ve PROBLEMLER

Cinsel İlişki Evreleri
Anorgazmi (Orgazm Olamama)
İlk Cinsel İlişki
Cinsel İsteksizlik- Soğukluk
Hamilelikte Cinsel Yaşam
Menopozda Cinsel Yaşam
Vajinal Kuruluk
Ergenlik Çağı Değişimleri
Kızlık Zarı
G noktası ve Klitoris
Evlilik hakkında


Cinsel İlişki Evreleri

Cinsel ilişkinin evreleri ilk defa W. H. Masters ve V.E. Johnson tarafından 10
yılı aşkın bir araştırmanın ardından sonuçları ilk kez 1966 yılında basılan “İnsanda Cinsel Davranış” adlı kitapta yayımlanmıştır. Günümüzde bu araştırmanın sonuçları insan cinsel fizyolojisi ile ilgili bilgilerimizin temelini oluşturmaktadır.

Masters ve Johnson, insan cinselliğini ilk defa laboratuar ortamında incelemiş, yüzlerce gönüllü kadın ve erkek denek üzerinde sürdürdükleri çalışmalarında, deneklerin cinsel uyaranlara verdikleri yanıtları doğrudan gözleyerek ve nesnel ölçüm yöntemlerini kullanarak cinsel tepki sürecinin bütün evrelerini kaydetmişlerdir.

Sonraki yılarda her ne kadar bazı değişiklikler olsa da, cinsel tepki süreci ile ilgili olarak Masters ve Johnson’un ortaya koyduğu model, cinsel işlev bozukluklarının çağdaş sınıflandırmalarına temel oluşturmuştur.

Masters ve Johnson, insanda cinsel uyarana gösterilen fizyolojik tepkiyi dört ayrı evreye ayırmıştır. Kadında ve erkekte bu evreler aynıdır.

Bunlar:
1) Uyarılma evresi
2) Plato evresi
3) Orgazm evresi
4) Çözülme evresi’dir.

1- Uyarılma Evresi: Cinsel işlevdeki ilk evredir. Temel olarak erotik duygu ve düşüncelerin belirmesi ile birlikte erkekte ereksiyon (sertleşme) ve kadında lubrikasyonun (vajinal islanma) ortaya çıkmasına neden olur. Vucutta da kızarma ve kasların genel olarak kasılmaları mevcuttur. Bu dönemde:

10-40 saniye arasında vajina ıslanmaya başlar
Meme uçları dikleşir ve belirginleşir, memeler büyür
Rahim yukarıya çekilir, büyük dudaklar şişer, klitoris kabarır
Küçük dudaklar büyür ve şişer
Vajina alt kısmı genişler

2- Plato Evresi: Etkili cinsel uyarının sürdürülmesi ve cinsel heyecanın artmasıyla birlikte kadın ya da erkek, ikinci evre olan plato evresine girer. Bu evrede haz duygusu ve cinsel gerilim giderek yükselir ve bu durum kişinin orgazm evresine kadar sürer. Bu dönemde:

Cinsel arzular artmaya devam eder
Kadınlarda ateş basması ve terleme olabilir
Kalp hızlanır
Vajinanın 1/3 dış kısmı kan göllenmesi ile şişer ve genişler
Vajina üst kısmında ise bir balonlaşma olur, hafif ağrı olabilir
İç dudaklar 2-3 katına çıkar ve araları açılır
Vajina girişi açılır
Küçük dudaklarda hafif esmerleşmeler oluşur
Memelerin uç kısmı (aerola) belirginleşir ve dikleşir
Meme boyu yaklaşık %25 oranında artar (Ancak daha önceden emzirmiş kadınlarda bu olmayabilir)
Bacaklarda kasılmalar olur
Kadının bedeni artık birleşme için hazırdır.

3-Orgazm Evresi: Süre açısından en kısa, haz açısından en yoğun dönemdir. Bu evre erkekte ejakulasyon (boşalma), kadında ise perine ve vajina etrafındaki kaslara giden kanın artışı sonucunda büyüyen dokuların, refleks olarak ritmik kasılmaları ile karakterizedir.

Rahim, vajina ve makad kısmında 0,8-1 saniye aralıklarla ritmik, düzenli ve eş zamanlı kasılmalar görülmektedir. Yaklaşık 3-15 kasılma gerçekleşmektedir. Bu durumda kadının beyin dalgalarında da bir takım değişimler gözlenmiştir.

Bu dönemde ayrıca:
Vucutta ısı artışı ve terleme olur
Uretra deliği açılarak dışarıya idrar akışı olabilir (Bu durum “Kadının boşalması” olarak da tabir edilir)
Tüm vucuttaki kasılmalar kadının yüzüne de yansır ve kadının yüzünde “sanki acı duyuyormuş gibi” bir görünüm oluşur
Orgazm en zirve noktasında kadın vücudu adeta “kaskatı” kesilir

Eğer cinsel uyaran aynı yoğunlukta sürerse birkaç kez orgazm gerçekleşebilir. Kadınlar erkeklerden bu konuda daha şanslıdır aslında. Çünkü erkekler orgazmını yaşadıktan sonra 15-30 dakika kadar bir dinlenme sürecine ihtiyaç duysalar da kadınlar bir cinsel birleşme sürecinde ard arda orgazm olabilirler (multiorgazm özelliği). Hatta (şanslı olanlarda ) yaşanılan bu orgazmların sayısı 15-20’yi bulabilir.

4- Çözülme Evresi: Kadında ve erkekte orgazmdan, ya da orgazmın gerçekleşmediği durumlarda plato evresinden sonra genital bölgelerde ve bedenin diğer bölgelerinde önceki aşamalarda oluşmuş olan fizyolojik değişikliklerin dakikalar içinde aynı sırayı takip ederek kaybolması ile karakterizedir.

Çözülme evresinin süresi cinsiyete, orgazmın yaşanıp yaşanmadığına ya da hangi yoğunlukta yaşandığına ve cinsel uyarının sürüp sürmediğine göre değişir. Bu dönemde:

Hızlı soluk alıp verme ve terleme görülür
Vajina, memeler, iç ve dış dudaklar, klitoris yeniden eski haline döner
Klitoris ve meme uçları hassaslaşır ve ağrıya duyarlı hale gelir
Ateş azalır
Kalp hızı önce artar, sonra normale döner

Bu dört evre bugünkü bilgilerimiz ışığında da geçerli kabul edilmektedir. Ancak, cinsel işlev bozukluklarının sınıflandırılması ile ayırıcı tanı ve tedavi açısından asıl önemli olan evreler ise “uyarılma” ve “orgazm” evreleridir. “Plato” evresi , esas olarak fizyolojik açıdan “uyarılma” evresinin bir bölümü olarak kabul edilmektedir. “Çözülme” evresine özgü cinsel sorun ya da cinsel işlev bozukluğu oranının ihmal edilebilir düzeyde olması nedeniyle psikiyatrik sınıflandırmalarda temel alınmamıştır.

Masters ve Johnson’a göre cinsel işlev bozukluğu, insan cinsel yanıt döngüsünde tatminkar cinsel uyarılma ve/veya doyuma ulaşmada yetmezliğe yol açabilecek herhangi bir aksaklıktır. Yine aynı çalışmacılara göre evli çiftlerin %50’sinde cinsel işlev bozukluğu mevcuttur.

Seks terapisinin kurucularından biri olan Helen Singer Kaplan, “The New Sex Therapy” isimli kitabını 1974 yılında yayımlamış ve daha önce pek dikkat çekmemiş olan, insanda cinsel yanıtın iki fazlı (bifazik) niteliğini ortaya koymuştur.

Kaplan’a göre cinsel yanıt, gerçekte tek ve bağımsız bir bütün olmaktan çok, birbirlerinden görece bağımsız iki ayrı bölümden oluşmaktadır:

1. Erkekte sertleşmeyi (penil ereksiyonu), kadında ise vajinal ıslanmayı (lubrikasyonu) ve büyümeyi-kabarmayı sağlayan genital kan akımının artışı cevabı

2. Her iki cinste de orgazmı sağlayan refleks, ritmik kas kasılmaları.

Masters ve Johnson’un uyarılma ile plato evrelerine denk düşen genital kan akımının artışı “parasempatik sinir sistemi tarafından”, kas kasılmaları ile karakterize olan ve orgazm evresine denk düşen ikinci evre ise “sempatik sinir sistemi” tarafından uyarılmaktadır.

Kaplan erkeklerin % 50 sinin geçici sertleşme (erektil) güçlüğü yaşadığını saptamış ve bunun normal olduğunu belirtmiştir. Yine Kaplan’a göre erkek cinsel işlev bozuklukların en sık görüleni erken boşalmadır (prematür ejakulasyon).
 


Eleştiri ve Sorularınız için bize yazınız hera@vajinismusmerkezi.com
Sitenin tüm içeriği Jin. Op. Dr.Süleyman Eserdağ tarafından hazırlanmıştır.
© 2007 Yazarın izni olmadan bilgi veya resimlerden kesinlikle alıntı yapılamaz.