Ana Sayfa | Jinekolog Op. Dr. Süleyman Eserdağ | Yasal Uyarı | İletişim   

A'dan Z'ye Vajinismus ve Cinsel Problemler … "Kesin çözüm için yanınızdayız" HERA KADIN SAĞLIĞI MERKEZİ VAJİNİSMUS ve CİNSEL PROBLEMLER TEDAVİ MERKEZİ
 
Ana Sayfa Merkezimiz Hakkında Tedavi Programı Randevu İletişim

VAJİNİSMUS

Vajinismus Tanımı
Vajinismus Nedenleri
Vajinismus Türleri ve Riskler
Genital Anatomi
Vajinismus Teşhisi
Vajinismus Tedavisi
Hipnoz Tedavisi
Vajinismusta Erkek Eş Problemleri
Bekarlarda Vajinusmus
Vajinusmus ve Gebelik
Önerilmeyen Tedavi Yöntemleri
Vajinismus Hakkındaki Yanlışlar
Kliniğimizde Vajinismus Tedavisi
Bilimsel Çalışmalarımız
Bilimsel Yayınlar
Vajinismus Tarihçesi

CİNSEL BİLGİ ve PROBLEMLER

Cinsel İlişki Evreleri
Anorgazmi (Orgazm Olamama)
İlk Cinsel İlişki
Cinsel İsteksizlik- Soğukluk
Hamilelikte Cinsel Yaşam
Menopozda Cinsel Yaşam
Vajinal Kuruluk
Ergenlik Çağı Değişimleri
Kızlık Zarı
G noktası ve Klitoris
Evlilik hakkında


Cinsel İsteksizlik- Soğukluk

Kadınlarda Cinsel İşlev Bozuklukları Sınıflandırma (DSM-IV tanı kriterlerine göre)

I. İstek Bozuklukları
- Hipoaktif Cinsel İstek Bozuklukları
- Cinsel Tiksinme Bozukluğu
II. Uyarılma Bozukluğu
III. Orgazm Bozuklukları
IV. Cinsel Ağrı Bozuklukları
- Disparoni (Cinsel ilişkide ağrı)
- Vaginismus

I- İstek Bozuklukları

Hipoaktif Cinsel İstek Bozukluğu (Cinsel İsteksizlik)
Sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde, cinsel fantezilerin ve cinsel etkinlikte bulunma isteğinin az olması veya hiç olmamasıdır.

Hekim, kişinin yaşı ve yaşam koşulları gibi cinsel işlevselliği etkileyen etkenleri göz önünde bulundurarak cinsel isteğin azaldığı ya da hiç olmadığı yargısına varır.

Bu bozukluk, belirgin bir sıkıntı ya da kişiler arası ilişkilerde zorluklara neden olur.

Cinsel işlev bozuklukların önemli bir kısmını cinsel “arzu bozuklukları” oluştururken, son yıllarda bu oranda artış izlenmektedir.

Hormonlarla cinsel arzu ve davranış arasında bağlantı kurulması zordur. Kadın cinsel hormonları adet(mens) dönemleri, emzirme, gebelik, menapoz gibi bir çok durumla sık olarak değişmektedir. Bu bilgilere karşın kadınların cinsel ilişki kurma sıklığı ile siklusun ortasındaki testosteron hormonu düzeyi arasında ilişki olduğu gösterilmiştir.

Cinsel isteksizlik yaşayan kadınlar cinsel uyarılmadan ya çok az haz alır ya da hiç almazlarken, fizyolojik düzeyde genital kanlanımları olmayabilir. Yani, cinsel ilişki sırasında penisin vajina içindeki mekanik uyarısına bağlı oluşan lubrikasyon (ıslanma) da azdır. Bu kadınlarda orgazm güçlükleri de bulunur.

Düşük cinsel arzunun nedenleri ile ilgili bireysel faktörlerle ilgili olarak LoPiccolo ve Friedman isimli bilim adamları katı dini inançlar, anhedonik veya obsesif-kompulsif (takıntılı) kişilik, cinsel kimlik veya obje seçimi sorunları, cinsel fobiler ve kaçınma, cinsel dürtüler üzerinde kontrolünü kaybetme korkusu, maskeli cinsel sapmalar, gebelik korkusu, depresyon, eşin kaybı, yaşla ilgili endişeler üzerinde durmuşlardır.

Var sayılan ilişki nedenleri ise eşe ilgi kaybı, uygun yakınlıkla ilgili ikili ilişkideki farklılıklar ve evlilik çatışmalarıdır. Ayrıca eşin cinsel beceri eksikliği, yakınlaşma korkusu, çiftler arasında farklılıklar, güç dengesizliği, pasif-agresif yaklaşım, aşk ve cinsel arzu duygularını bir araya getirememe belirtilmiştir.

Schreiner-Engel ise cinsel arzu bozukluğu olanlarda duygu durum bozukluklarına iki kat daha fazla rastlandığını bildirmişlerdir. Bu bozukluğun gelişiminde evlilik ilişkisinin kalitesindeki düşüklüğün en önemli faktör olduğu söylenmektedir.

Cinsel Tiksinme Bozukluğu
Cinsel tiksinme bozukluğu, sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde, bir cinsel eş ile genital cinsel ilişki kurmaktan aşırı tiksinti duyma ve bundan tümüyle kaçınma durumudur.
Bu gruptaki kadınların daha ciddi evlilik ve duygulanım (emosyonel) sorunları, diğer işlev bozukluklarına göre daha ciddi intrapsişik çatışmaları, ilişki güçlükleri ve daha sık kişilik bozuklukları bulunmaktadır. Tecavüz ve taciz gibi cinsel travmalar tiksinti bozukluklarına yol açabilir.

Cinsel tiksinti bozukluğu belirgin bir sıkıntıya ya da kişiler arası ilişkilerde zorluklara neden olur.

Bu problemlerin çözümü diğer cinsel problemlere göre daha zordur ve zaman alıcıdır.

Cinsel tedavi ilişkisini kurabilmek için gerekli olan çiftler arasındaki uyumu sağlamak daha fazla zaman alır.

II- UYARILMA BOZUKLUKLARI

Kadın Uyarılma Bozukluğu
Sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde, cinsel uyarılmanın yeterli bir ıslanma-kabarma tepkisini sağlayamama veya cinsel etkinlik bitene dek bunu sürdürememe durumudur.

Cinsel uyarılma bozukluğu belirgin bir sıkıntıya ya da kişiler arası ilişkilerde zorluklara neden olur.

Uyarılmanın gücü ve süresi, cinsel birleşme sırasında zevk almaya yeterli değildir. Genital bölgedeki kanlanma yeterli değildir, bu nedenle vajinal ıslanma yok veya çok azdır.

Vajinal ıslanma (lubrikasyon) ve şişme tepkisinin bozulması subjektif uyarılma ve zevkle paralellik gösterir. Bu kadınların çoğunun orgazm sorunu da vardır.

III-ORGAZM BOZUKLUKLARI

Kadınlarda Orgazm Bozukluğu
Olağan bir cinsel uyarılma evresinden sonra orgazmın sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde gecikmesi veya hiç olmaması (Anorgazmi) durumudur.

Kadınlar, orgazmı tetikleyen uyarının türü ya da yoğunluğu açısından büyük bir değişkenlik gösterirler.

Kadında orgazm bozukluğu tanısı, kadının yaşı, cinsel deneyimi ve aldığı cinsel uyaranların yeterliliği açısından bakıldığında klinisyenin kadının orgazm olma yetisinin beklenenden daha az olduğu yargısına varması temeline dayanır.

Orgazm bozuklukları, belirgin bir sıkıntıya ya da kişiler arası ilişkilerde zorluklara neden olur.

Orgazm zorluğu batı ülkelerinde en sık rastlanan cinsel yakınmadır. Orgazmik işlev bozukluğu birincil veya ikincil, total veya durumsal olarak ayrılabilir.

Orgazmın klitoral veya vajinal bileşenlerine ayrılması çeşitli ekollerce tartışılmıştır. Masters ve Johnson’un görüşü tek çeşit orgazm olduğudur.

Kaplan’a göre ise kadın orgazmı daima vajinanın içinde ve etrafında yerleşmiştir ve yüksek oranda bu bölgede yaşanır.

Derogatis ve Meyer, orgazm bozukluğu olan kadınlarda yetersizlik duyguları ve negatif beden imajı olduğunu belirtmişlerdir. Orgazm bozukluğu olan kadınlar kontrol grubuna göre cinsel ilişki ile aktivitelerinden daha az memnundurlar ve eşleri kadınların cinsel tercihleri hakkında daha az bilgi sahibidir.

Anorgazmi (orgazm olamama) ile ilgili bilgiler için tıklayınız >>>

IV-Cinsel Ağrı Bozuklukları

Disparoni (Disparunia)

Cinsel ilişkiye, yineleyici bir biçimde ya da sürekli olarak eşlik eden genital ağrının olması durumudur.

Disparoni, belirgin bir sıkıntıya ya da kişiler arası ilişkilerde zorluklara neden olur.

Tanım olarak disparoni, cinsel birleşme sırasında ağrı duyulmasıdır. Bu ağrı vajina ıslaklığının bozulmasına, sıyrıklara veya vajinismusda olduğu gibi kasların spazmına bağlıdır.

Ağrının endometriozis, over kisti, bartolin absesi, pelvik enfeksiyon gibi nedenleri olabileceğinden jinekolojik inceleme şarttır. Psikojenik disparonide ağrının fobik beklentisi vardır.

Vajinismus da cinsel ağrı bozuklukları arasında tarif edilmektedir.

Cinsel İşlev Bozukluklarında Tedavi

Son yıllarda cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde genel olarak, soruna odaklı, kısa davranışçı cinsel terapiler daha fazla uygulanmaktadır.

Bununla birlikte intrapsişik çatışmaların derecesine göre dinamik, analitik psikoterapilerde hala geçerlidir. Ancak ilaç ve hormon tedavilerinin, hipnoz ve destekleyici yöntemlerin etkinliği geçicidir.

Masters ve Johnson’un cinsel terapi yöntemi başta H.Kaplan olmak üzere çeşitli hekimlerce geliştirilmiştir. Hastanın değerlendirilmesinden sonra bireysel, grup, çift ve evlilik terapileri uygulanabilmektedir.

Cinsel tedavilerde yaklaşımın dört temel özelliği vardır:
Birincisi çift birlikte tedavi edilir.
İkincisi, çiftin cinsel ve cinsel olmayan ilişkilerinde söz ve davranış değişiklikleri ile daha iyi bir iletişim kurmalarına yardım edilir. Amaç çiftle işbirliğine girerek sorunu çözme sorumluluğunu çifte vermektir.

Üçüncüsü cinsel ilişkinin anatomi, fizyoloji ve psikolojisi hakkında bilgilendirerek, eksik ve yanlış bilgilerin düzeltilmesidir.

Dördüncüsü ise derecelendirilmiş bir seri “cinsel ev ödevleri” verilmesidir. Bilişsel davranışçı tedaviye dayanan bu yöntemle tedavi ortalama 4-10 oturumda tamamlanır. Çiftteki sevgi bağının varlığı tedaviye şans veren en önemli özelliktir.
 


Eleştiri ve Sorularınız için bize yazınız hera@vajinismusmerkezi.com
Sitenin tüm içeriği Jin. Op. Dr.Süleyman Eserdağ tarafından hazırlanmıştır.
© 2007 Yazarın izni olmadan bilgi veya resimlerden kesinlikle alıntı yapılamaz.