Ana Sayfa | Jinekolog Op. Dr. Süleyman Eserdağ | Yasal Uyarı | İletişim   

A'dan Z'ye Vajinismus ve Cinsel Problemler … "Kesin çözüm için yanınızdayız" HERA KADIN SAĞLIĞI MERKEZİ VAJİNİSMUS ve CİNSEL PROBLEMLER TEDAVİ MERKEZİ
 
Ana Sayfa Merkezimiz Hakkında Tedavi Programı Randevu İletişim

VAJİNİSMUS

Vajinismus Tanımı
Vajinismus Nedenleri
Vajinismus Türleri ve Riskler
Genital Anatomi
Vajinismus Teşhisi
Vajinismus Tedavisi
Hipnoz Tedavisi
Vajinismusta Erkek Eş Problemleri
Bekarlarda Vajinusmus
Vajinusmus ve Gebelik
Önerilmeyen Tedavi Yöntemleri
Vajinismus Hakkındaki Yanlışlar
Kliniğimizde Vajinismus Tedavisi
Bilimsel Çalışmalarımız
Bilimsel Yayınlar
Vajinismus Tarihçesi

CİNSEL BİLGİ ve PROBLEMLER

Cinsel İlişki Evreleri
Anorgazmi (Orgazm Olamama)
İlk Cinsel İlişki
Cinsel İsteksizlik- Soğukluk
Hamilelikte Cinsel Yaşam
Menopozda Cinsel Yaşam
Vajinal Kuruluk
Ergenlik Çağı Değişimleri
Kızlık Zarı
G noktası ve Klitoris
Evlilik hakkında


Ergenlik Çağı Değişimleri

Kızlarda ergenlik (puberte, bluğ çağı), kızların çocukluk dönemlerinden çıkarak genç kızlığa adım attıkları geçiş dönemindeki sürece verilen isimdir. Bu dönemin cinsel sağlık ile ilgili kazanımları için ergen eğitimleri önemli yer tutmaktadır.

Tam bir zaman aralığı yoksa da genel olarak kızlar erkeklerden daha önce, 9-13 yaş arasında ergenliğe girerler. Bu sebeple hayatın bu sürecinde kızlar erkeklere göre birkaç yıl önde ve daha olgun dururlar.

Ergenlikteki olgunlaşma süreci bir dizi hiyerarşik sıra ile gerçekleşmektedir. Puberte dönenimde genç kızlarda öncelikle göğüsler belirginleşir, buna “telarş” adı verilir. Daha sonra cinsel bölgelerde kıllanmalar oluşur, buna da “pubarş” adı verilir ve en son olarak da adet görülmeye başlanır, buna da “menarş” denmektedir.

Göğüslerin Büyümesi (Telarş)
Kızların çoğunda ergenlik dönemi göğüslerin büyümesi ile başlar. Göğüslerin büyüdüğünü genelde meme uçlarının birisinin veya her ikisinin üzerinde küçük ve hassas bir kabarıklık meydana gelmesi ile fark edilir. Bu kabarıklık birkaç yıl içinde giderek büyüyecektir.

İlk başta bir göğüs asimetrik yani diğerinden daha büyük olabilir ve bu durum bazen göğüsler son şeklini alıncaya kadar sürebilir. Ergenlik döneminde meme gelişim aşamaları aşağıda gösterilmektedir.

Kılların Oluşumu (Pubarş)
Ergenlikle birlikte koltuk altında ve cinsel bölgelerde yumuşak kıllar görünmeye başlayacaktır (pubarş). Bu kıllar zaman içinde sık ve kıvrımlı bir şekle girecektir.

Ergenlik döneminde oluşan genital kıllanmanın aşamaları yukarıda şematize edilmiştir.

Cinsel bölgelerdeki kıllanmalar ile birlikte kol altlarında ve bacakların üzerinde de kıllar görünecektir.

Bir çok kadın bu kılları değişik yöntemlerle almaktadır (epilasyon). Aslında, epilasyon işleminin tıbbi bir gerekçesi olmayıp tamamen kozmetik amaçlıdır.

Nadiren bazı ergenliğe geçişlerde 8-9 yaşlarında meme oluşumu başlamadan kıllanma ortaya çıkabilir. Bu durumda özellikle böbrek üstü bezlerinden erkeklik hormonu salgılayan tümörler akla gelmelidir. Yapılan ultrason, MR gibi görüntüleme yöntemlerinde böyle bir durum saptanmazsa böyle bir durum normal olarak karşılanabilir.

Bedensel değişimler
Bir ergen kızda zaman içerisinde kalça genişleyecek ve bel daralacaktır. Vücudun karın, kalça ve bacaklarında yağ depolamaya başlayacaktır. Böylelikle kadın vücuduna özgü çizgiler ortaya çıkmaktadır.

Bu dönemde kollar, bacaklar, eller ve ayaklar vücudun geri kalan kısımlarına göre daha hızlı büyüyecektir. Diğer kısımlar kol ve bacaklarınızdaki büyümeyi yakalayıncaya kadar kişiler kendilerini psikolojik olarak biçimsiz ve hantal hissedebilir.

Cilt
Cilt ergenlikle birlikte daha yağlı ve terli bir hale gelmektedir. Bu dönemde ter bezlerinin artması ile terleme de artmaktadır.

Yine, yüzde derinin yağlanmasına bağlı olarak sivilceler (akneler) meydana gelecektir. Bu ergenlik sivilceleri "akne" olarak adlandırılır ve bu oluşumların ergenlik dönemindeki hormonların yükselmesine bağlı olduğundan normal kabul edilmektedir.

Bütün ergenlerde şu veya bu zamanda akne olacaktır. Akneler bazen çok şiddetli olup tedavi gerektirebilir.

Psikolojik sorunlar
Ergenlik sürecinde pek çok fiziksel ve hormonal değişimler yaşanmaktadır. Bu değişimler gençlerde bir takım psikolojik problemleri de beraberinde getirir. En sık olarak görülen psikolojik problemler: depresyon (içe çökkünlük), anksiyete (içsel sıkıntılar), kendini çirkin hissetme, aşırı alınganlık ve uyumsuzluk gibi durumlardır.
Anne babalar bu doğal süreci yaşayan çocuklarıyla yakından ilgilenmeli ve destek olmalıdır. Psikojenik sorunlar için bazen profesyonel destek alımı gerekebilir.

İlk Adet (menarş)
İlk adet görme veya tıbbi literatürdeki adıyla "menarş", kız çocuklarının puberte gelişimi sırasında üreme çağına geçişin bir işareti olarak kabul edilir.

Kızların çoğu 9-16 yaşları arasındayken ilk adet kanamasını yaşarlar.

Adet kanamasına eş anlamlı olarak "mens", "menstruasyon", "ay hali" veya "regl kanaması" denilebilmektedir. Görülen ilk adet kanamasına ise "menarş" denir.

Menarş yaşı kız çocuğunun genetik yapısı (ırsi özellikleri), coğrafik bölgesi, beslenmesi ve sosyokültürel yapısı ile ilişkilidir. Ayrıca güneş ışığına daha çok maruz kalan ekvatora yakın bölgelerde menarş daha erken olurken, örneğin kuzey Avrupa ülkelerinde daha geçtir.

Yine, beslenme durumu iyi ve hafif topluca kızlarda menarş daha erken olmaktadır.

Menarş yani mensesin başlaması, kız çocuğunun pubertal gelişiminde önemli bir aşama olup gelişim sürecinde belli bazı aşamaları izler.

Buluğ çağına geçişi ifade eden puberte gelişim evrelerinde, ilk öncelikle boy uzaması ve meme tomurcuklanması oluşur. Daha sonraki aşama cinsel bölge ve koltuk altında tüylenmedir. Bunlardan sonra ilk adet gerçekleşir. İlk adet görülmesi ile kişi ergenlik çağına girmiş kabul edilir.

Ergenliğe yeni geçmiş olan bir kızda görülen ilk mensler (adetler) düzenli olmayabilir. Mens araları oldukça uzun veya kısa olabilir. Yumurtlamanın tam olmamasından kaynaklanan bu adet düzensizlikleri 16 yaşına kadar devam edebilir; bu durumlar normal kabul edilir ve genellikle tedaviye gerek yoktur.

Ergenlik döneminde çok miktarda, uzun ve sık adet görmeler kişilerde kansızlığa (anemi) sebebiyet verebilir ve bu durumda ise kısa süreli ilaç tedavileri uygulanabilir. Onun haricindeki düzensiz adet görmelerde hormon tedavilerine gerek bulunmamaktadır.

Bazı kızlar ergenliğe yaşıtlarından önce bazıları ise sonra girebilirler. Önce girenlere “erken ergen”, sonra girenlere ise “geç ergen” adı verilmektedir.

Erken Ergenlik
Adet görme 9 yaş öncesinde gerçekleşirse "erken menarş" (erken ergenlik) olarak tanımlanır. Erken ergenliğe sebep olan erken adet görülmesine hormonal bozukluk yol açabilir. Bu nedenle doktor kontrolü gerekir. Hiçbir neden saptanamasa bile bu durumun boy kısalığına neden olabileceği için mutlaka tedavisi gereklidir. Çünkü düzenli adet görmeye başlayan bir ergenin artık boy uzaması yavaşlayacaktır.

Erken ergenlik kemik yaşının saptanması, bir takım kan ve hormon testleri ile kişinin klinik bulgularından yola çıkılarak kolaylıkla tespit edilebilir. Tespiti yapılan olgularda tedavi şarttır.

Erken ergenlik bir takım hormonal tedaviler ile önlenebilir veya geciktirilebilir. Bu tür hormonal tedaviler kişilerin boylarının uzamasında son derece etkilidirler. Aksi takdirde adetlerin düzene girmesi ile boy uzaması duracak ve kişi kısa boylu kalacaktır. Anne ve babası uzun boylu olmasına rağmen kendileri kısa boylu olan kızların büyük bir kısmı erken yaşlarda ergenliğe girenler ile ergenlik döneminin geçişlerini hızlı bir şekilde yaşayanlardır.

Geç Ergenlik
İlk adet görmenin (menarş) 16 yaşın üzerinde olmasına ise "gecikmiş menarş" (geç ergenlik) olarak tanımlanır. Böyle durumlarda kız çocuğunda "ikincil cinsiyet karakterleri" olarak bilinen meme gelişimi, tüylenme ve boy uzaması özellikleri de önemlidir.

14 yaşına gelmesine rağmen sekonder sex karakterleri hiçbir şekilde gelişmemiş ise yani genital tüylenmesi ve meme gelişimi yoksa, hormon salgılanması ile ilgili bir gelişim problemi olabilir.

Ancak ikincil seks karakterlerinde normal değişiklikler oluşmuşsa adet kanamasının olması için herhangi bir müdahalede bulunmaksızın 16 yaşına kadar beklenebilir.

Regl Kanaması Nasıl Olur?
”Regl” yani normal adet kanaması aslında sanılanın aksine oldukça karmaşık bir takım olaylar süreci sonunda olur. Olayı oldukça basite indirgeyerek anlatalım.

Ergenlik dönemindeki kızların yumurtalıklarında dişi döllenme hücreleri olan "ovumlar" olgunlaşır.

Ovum cinsel birleşme ile kadın iç genital organlarına ulaşan erkek döllenme hücresi (sperm) ile karşılaşırsa döllenme (birleşme) oluşur. Bu sırada bebeğe hazırlık olarak rahim (uterus) iç yüzeyinde kan hücrelerini de içeren kalın bir tabaka oluşur. Döllenen cenin rahim içindeki bu "yuvaya" yerleşir. (Gebelik başlangıcı)

Eğer ovum sperm ile karşılaşmazsa rahimdeki hazırlık gereksiz hale gelir ve bu doku adet kanaması şeklinde vaginadan dökülür.

Menstürasyon periyodu her ay benzer kanamanın olması ile karakterizedir. Bir kız çocuğunda menstrüasyonun başlaması artık hamile kalabileceği yönünde yorumlanmaktadır.

Menstürasyon periyodu genellikle 2-8 gün sürmekte ve bazen daha sonrasında 1-2 gün renksiz bir kanama şeklinde devam edebilmektedir.

Normal menstrüasyon periyodu sırasında yüzmek, ata binmek veya cimnastik yapmak gibi normal aktivitelerinizden vazgeçmenize gerek yoktur. Tam tersine örneğin egzersiz, krampların ve menstürasyona bağlı diğer rahatsızlıklarınızın azalmasına yardım edebilir.

Menstrüasyonun başlangıç döneminde bir çok genç kız daha sonraki kanamalarının tam zamanında olacağını düşünebilir, fakat bu nadiren böyledir.

İlk yıl (belki daha uzun süre) içinde adetler takvime uymaz ve bazen 3 hafta gibi kısa süre içinde bazen ise 6-8 hafta gibi uzun bir sürelerde kanama olabilir. Bir süre sonra siklus düzene girecektir ve kızların çoğunda her 3-5 haftada bir menstüral kanama olacaktır. Adetlerin tam olarak düzene girmesi birkaç yılı bulabilir.

Siklus düzenli hale geldikten sonra da hastalık, stres, ağır egzersiz veya yetersiz beslenme gibi durumlarda adetler aksayabilir. Doğal olarak bütün bu nedenlerin yanında menstürasyon gecikmelerinde gebelik olabileceği de akla gelmelidir.

Normalde adet dönemleri sırasında ancak 50-100 ml (ortalama 80 ml) kan kaybedilir.

Bazı kişilerde menstürasyon kanamaları diğerlerinden daha ağır ve sancılı olabilir. Bu durumda hekime başvurmak gerekebilir.

Menstürasyon periyodu sırasında, öncesinde veya sonrasında şu yakınmalar görülebilir:

Kramplar (bel ve kasıklarda)
Karında gaz birikmesi
Göğüslerde hassasiyet veya şişkinlik
Baş ağrısı
Kendini kötü hissetme ve huzursuzluk gibi ani duygusal değişiklikler
Depresyon

Menstruasyondan önce başlayan ve mens olduktan sonra sonlanan depresyon, memelerde şişkinlik ve hassasiyet, karında şişlik, ödemler, gerginlik, alınganlık, yeme problemleri (iştah artışı veya azalması, tatlıya düşkünlük gibi) problemler kişinin normal yaşam kalitesinde değişikliklere yol açıyor ise bu duruma “Premenstruel sendrom (Adet öncesi gerginlik sendromu)” adı verilmektedir. Tedavisi için hekiminize danışmanızı öneririz.

Ne zaman bir jinekolog muayene gerekli?
Menstürasyon periyodunda bilinen bir neden olmaksızın ani bir değişiklik olması
3-5 gün süren ancak oldukça sancılı veya pıhtılı adetlerin olması
8-10 günden fazla süren ağır kanamalar
Normal adet harici ara kanamalarının olması
Menstürasyon başlangıcından sonraki dönemde iki günden fazla süren şiddetli karın ağrısı olması
Kansızlığa bağlı halsizlik, solukluk, nefes darlığı ve çarpıntı gibi bulgular
Gebelik şüphesi durumlarında bir jinekoloğa başvurulması önerilir.
 


Eleştiri ve Sorularınız için bize yazınız hera@vajinismusmerkezi.com
Sitenin tüm içeriği Jin. Op. Dr.Süleyman Eserdağ tarafından hazırlanmıştır.
© 2007 Yazarın izni olmadan bilgi veya resimlerden kesinlikle alıntı yapılamaz.