|
|
Genital Anatomi
KADIN GENİTAL SİSTEM ANATOMİSİ

Üreme organlarını oluşturan sistemine “genital sistem” denir ve hem
erkek hem de kadınlarda bulunan genital sistem dış ve iç genital sistem
olarak ikiye ayrılır.
Dış Genital Sistem: Bu bölüm latince ismiyle “vulva” olarak tabir
edilir. Vucudu örten derinin dış genital sistem üzerinde oluşturduğu
katlantılar ile karakterizedir.
İç genital Sistem: Leğen kemikleri ile bel omurga kemiğinin alt kısmı
olan sacrum ve kuyruk sokumu tarafından oluşturulan “kemik çatı
(pelvis)” arasındaki organları içerir. Buradaki organlar kemik çatı
tarafından adeta koruma altına alınmıştır.
DIŞ GENİTAL SİSTEM
Vulva veya dış genital sistem; üstten leğen kemiklerinin ortada
birleştiği kabarıklık olan “pubis tepesi (mons pubis)”, alttan gaitanın
çıkış deliği olan anus (makad) ve yanlardan dış (büyük) dudaklar (labia
majora) tarafından sınırlandırılmış olan ciltle kaplı alanın ismidir.
Pubis tepesi (mons pubis) altı yağ tabakası ile kaplı, üstü kıllarla
örtülü bir bölgedir. Bu tepenin hemen altında “klitoris (clitoris)”
denilen yapı bulunur. Daha altta ise simfizis pubis adı verilen kemik
eklemi bulunmaktadır.
Dış genital sistemde yağ tabakasının altında pek çok “pelvik taban
kasları” bulunur ki bu kaslar özellikle idrarı ve büyük abdesti yapma ve
tutma ile cinsel ilişki sırasında işlev görmektedirler.
Dış (büyük) dudaklar
Vulvanın sağlı sollu iki yanında simetrik olarak bulunan dış veya büyük
dudakların üstü genital kıllarla, altı ise yağ dokusu ile kaplıdır.
Latince ismi “labia majora” dır.
İç (küçük) dudaklar
İç veya küçük dudaklar, dış dudaklarla kaplı bölümün iç kısmında
vajinal girişi oluşturan bölümde, iki taraflı ve simetrik bir şekilde
bulunmaktadır. İç dudakların üstünde kıllar bulunmaz ve alt kısmında yağ
dokusu içermez. Normalde iç dudaklar küçük olduklarından dış dudaklar
tarafından örtülüdür ve görünmez, bazı durumlarda normalden iri ve
dışarı doğru sarkık olabilirler.
Vajina girişi (Vestibulm)
İç dudakların devamında yer alan ve kızlık zarına kadar devam eden 1-2
cm’lik kısımdır. Latince ismi “vestibulm” dur. Bu bölüm ilk ilişki ile
birlikte kızlık zarı yırtıldıktan sonra vajinayla birleşir. Vestibulumda
olan enflamasyonlar kişinin cinsel ilişkide ağrı hissetmesine sebep
olabilir (Vulvar vestibulit sendrom)
Kızlık zarı (Hymen)
Kızlık zarı veya Latince ismi ile hymen (himen) vajinal girişten 2-3
santimetre içeride bulunan, ortasında bir deliği olan, yaklaşık 2
milimetre kalınlığında bir zardır.
İlk ilişkide hafif kanama ile yırtılan kızlık zarı vajinal giriş ile
vajinanın bütünleşmesini sağlamaktadır. İşlevinden çok sosyolojik ve
adli açılardan önemlidir.
Kızlık zarı ile ilgili detaylı bilgiler için
tıklayınız >>>
Klitoris (Clitoris)
Pubis tepesinin (mons pubis) hemen altında yer alan klitoris,
erkekteki penis başının (glans penis) kadındaki karşılığıdır. Üstte ve
yanlarda iç dudaklarla çevrilidir. Klitorisin hemen altında idrar deliği
(uretral orifis), idrar deliğinin de hemen altında vajinal giriş yer
almaktadır.
Klitorisin dıştan görünen düğme şeklindeki parçasının yanında vulvanın
içine tümüyle gömülü şekilde yanlara doğru uzanan iki kolu vardır ve bu
nedenle clitoris gerçekte Y şeklinde bir yapıdır.

Klitoris, kadınlarda haz ile ilgili sinirsel yoğunluğun bulunduğu bir
bölgedir. Cinsel ilişki sırasında klitoris erkeğin penisi gibi
sertleşmektedir. İçindeki zengin kan damarlarının dolması sonucunda
kadın orgazmında önemli bir işlevi bulunmaktadır.
İdrar Deliği (uretra ağzı)
Klitorisin hemen altında vajinal girişin üstünde bulunan yapı idrar
kanalının sonlandığı yer olan idrar deliğidir. Latince’deki ismi
“uretral orifis” dir. İşlevi, mesaneden gelen idrarın dışarıya
boşalmasını sağlamaktır.
Perine
Dış dudakların arkada birleştiği yer ile anüs arasında yar alan,
idrar ve dışkının kontrolünü sağlayan kasları barındıran bölüme “perine”
adı verilmektedir. Kadında ve erkekte bulunan erojen (hazsal) bir
bölgedir.
Aynı zamanda perine, bebeğin doğumu sırasında gevşeyerek doğumu
kolaylaştırmaktadır. Doğumu daha da rahatlatmak ve bebeğin kafasının
çıkarken kasları yırtmasını engellemek amaçları ile bebeğin başı çıkımı
sırasında perineye kesi (doğum kesisi, epizyotomi) uygulanmaktadır. Daha
sonra bu kesi dikilerek onarılmaktadır.
Salgı bezleri
Dış genital bölgenin ıslanmasını sağlamak (lubrikasyon), cinsel
ilişkide kayganlığı sağlamak ve kurumayı engellemek amaçlarıyla vulvada
bartholin (bartolin) ve skene bezleri işlev görmektedir.
Bartolin bezleri vajinanın hemen giriş kısmında sağlı sollu yer alırken,
skene bezleri vajinal girişte idrar deliğinin etrafında ve idrar kanalı
boyunca yer almaktadır.
Skene bezlerinin kadın orgazmında “kadının boşalması” olarak
adlandırılan orgazm sırasında sıvı akışından sorumlu olduğu
söylenmektedir.
Makad (anüs)
Makad rektumdan sonra gelen ve kalın bağırsağın en son kısmıdır.
Görevi barsaklarda biriken dışkının (gaita) gerektiği zamanlarda
tutulması ve gerektiğinde dışarıya atılmasıdır (defekasyon işlevi).
Anüsün vajinaya yakın bir konuma sahip olması nedeni ile gerekli
hijyenik şartların sağlanmaması durumlarında buradaki bakterilerin
vajinaya bulaşması ve bunun sonucunda enfeksiyon riskleri bulunmaktadır.
Bu nedenle kadınlar özellikle tuvalet temizliğini yaparken önden arkaya
doğru yapmalıdırlar.
İÇ GENİTAL SİSTEM

Kadın iç genital sistemi içinde vajina, idrar kanalı (urethra),
rahimağzı (serviks), rahim (uterus), rahim içi tabaka (endometrium), iki
taraflı fallop tüpleri ve yumurtalıklar (overler) yer almaktadır.
Vajina (Vagina)
Vajina veya Latince adı ile “vagina” vajinal girişten başlayarak
rahimağzına (serviks) doğru uzanan, yaklaşık 9 santimetrelik uzunluğu
olmasına rağmen adeta bir “akordeon” gibi uzayıp esneme özelliğine sahip
bir kanaldır.
Kadında vajina bir geçiş bölgesidir ve dört fonksiyonu vardır. Vajina:
Penisin girdiği cinsel ilişki kanalı
Bebeğin doğduğu doğum kanalı
Adet kanının dışarıya atıldığı adet kanalı
İdrar kanalının içinden geçtiği kanaldır.
Vajinal girişte bulunan bartholin ve skene bezleri ilişki esnasında
vajinanın girişi ile vajinanın kayganlaşmasını sağlar.
İdrar kanalı (Uretra)
Mesaneden çıkan idrarın idrar deliğinden dışarıya boşaltılmasına
kadarki kısmında yer alan borudur.
Üretra, üriner sistemin (idrar boşaltım sistemi) son basamağıdır.
Anatomik olarak kadın uretrası erkeğinkine göre oldukça kısadır. Bu
nedenle kadınlar erkeklere göre daha sık olarak idrar yolu
enfeksiyonlarına maruz kalmaktadırlar. Yine bazı kadınlarda cinsel
ilişki sırasında ortaya çıkan idrar hissinin de nedeni budur. Bu bölümün
tahrişiyle de idrar yaparken zorlanma ve sık idrara çıkma gibi
şikayetler ortaya çıkabilir.
Rahimağzı (Serviks)
Rahimağzı sert ve koni şeklinde rahimin giriş kısmında yer alan,
adeta bir süzgeç gibi vajinadaki mikroorganizmaların rahim ve tüplere
geçişini engelleyen bir organdır. Latince ismi cerviks (cervix)’tir.
Rahmin kas yapısının aksine rahim ağzı kollajen ve elastik bağ
dokusundan yapılmış olup içinde sinir barındırmaz. Bu nedenle bu bölgede
ağrı hissi yoktur.
Rahimağzının ayrıca; özellikle yumurtlama döneminde sağlıklı spermlerim
içeriye girişine izin vermesi, doğumda açılarak ve silinerek bebeğin
aşağıya (vajinaya) inmesine izin vermesi gibi fonksiyonları da
bulunmaktadır.
Doğum anında rahimağzındaki açılmanın tam olması ile rahim vajina ile
birleşir ve bebeğin aşağıya doğru inişi başlamış olur.
Rahim (Uterus)
Rahim, ucunda rahimağzı (serviks), yanlarında da boynuz şeklinde
Fallop tüpleri yer alan, güçlü kas yapısından dolayı kasılma yeteneğine
sahip armut şeklinde bir organdır. Rahim içindeki boşlukta yer alan zara
“endometrium (dölyatağı)” adı verilmektedir.
Rahmin gebe olmayanlardaki ağırlığı yaklaşık 50 gramdır. Gebelik
süresince yaklaşık 20 kat büyüyerek 1000 grama ulaşır. Görevi gebelikte
bebeğin büyümesi için elverişli bir ortam hazırlamak ve doğum eyleminde
kasılmalarla bebeğin aşağıya inişini sağlamaktır.
Rahim o kadar ilginç bir organdır ki hamilelik sonunda kendi ağırlığının
20 katına ulaşıp doğumdan sonra 40. günde tekrar kendi eski boyutlarına
dönebilmektedir. Vücudumuzda bu kadar büyüyüp tekrar eski haline dönen
ikinci bir organımız yok !!!
Menopoza giren kadınlarda yumurtalıklarla birlikte rahmin boyutları da
gittikçe küçülmektedir.
Rahim iç tabakası (Endometrium)
Rahmin içinde yer alan boşluğa “endometrium” denilmektedir.
Endometriumun görevi her ay başında dökülerek adet (mens) döngüsünü
sağlamak ve eğer bir gebelik oluşursa da döllenmiş yumurta hücresine
(zigot) yuvalanma imkanı sağlamaktır. Rahim iç tabakası her adet
döngüsünde yenilenmektedir.
Fallop Tüpleri (Oviduct)
Rahimin her iki tarafında yer alan boynuzumsu kanallardır. Fallop
tüpleri (oviduct), gebeliğin oluşum aşamasında sperm ile yumurta
hücresinin birleştiği yerlerdir.
Bu tupler hareketli organlardır ve bu hareketlilikleri yumurtalıklardan
atılan yumurtaların yakalanmasını sağlar. Aynı dönem içinde vajinaya
atılmış olan spermler yüzme yetenekleri ile tüplere ulaşır ve yumurtayı
tüplerde döller (fertilizasyon). Bu şekilde normal bir gebelik
başlangıcı tüplerde olmaktadır ve gebeliğin oluşumu için sağlıklı fallop
tüpleri şarttır.
Yumurtalıklar (Overler)
Yumurtalıklar fallop tuplerinin açık olan kısımlarının (fimbria)
komşuluğunda bulunan esas görevleri yumurta oluşturmak ve bir takım
kadınlık hormonları salgılamak olan, yaklaşık 2*3 santimetre
boyutlarında badem şeklindeki organlardır.
Her ay yumurtalıklar içerisinde adet döneminde 2-3 milimetre çaptan
başlayarak bir taraftan da estrojen hormonu salgılayarak 20 milimetreye
kadar büyüyen “seçilmiş bir yumurta hücresi (dominant folikül)”
yumurtalıklardan çatlayarak atılır; buna “ovulasyon (yumurtlama)” adı
verilmektedir. Atılan yumurta hücresi tüplerin yapışkan özelliği taşıyan
uç kısımları (fimbria) tarafından yakalanarak tüp içerisindeki kanala
alınır. Eğer bu dönemde ilişki olmuşsa ve spermler atılmışsa spermler
yüzerek tüplere ulaşır. Spermle yumurta hücresi tüplerde birleşir
(fertilizasyon, döllenme).
Döllenen yumurta hücresi bir yandan bölünerek yaklaşık 6-7 günlük bir
seyahat sonrası rahim içi zarına (endometrium) yuvalanır (implantasyon)
ve bu şekilde bir gebelik başlamış olur.

Yumurtalık atıldıktan sonraki süreçte yumurtalıklardan salgılanan
“progesteron hormonu” rahim içinde büyüyen embriyonun tutunmasını
sağlamaktadır.
Eğer ki bir gebelik oluşmazsa yumurtalıklardan atılan yumurta hücresi
sürekli kalınlaşan döl yatağının (endometrium) kendisini yeterince
besleyememesi sonucunda dökülmesi sırasında atılmaktadır; yani kişi adet
görmektedir. Adet döneminde normalde kapalı olan rahimağzı açılarak
kanın dışarıya atılmasına izin vermektedir.
Kadınlarda estrojen ve progesteron hormonu özellikle kalp, iskelet
sistemi olmak üzere tüm vücutta pek çok etkiye sahiptir. Nitekim menapoz
ile yumurtalıklar işlevlerini yitirmekte ve kadınlarda kalp
hastalıkları, kemik erimeleri (osteoporoz) gibi pek çok rahatsızlıklar
da başlamaktadır.
ERKEK GENİTAL SİSTEM ANATOMİSİ

Erkek genital sistemi de aynı kadındaki gibi dış ve iç genital organlar
olarak ikiye ayrılabilir.
Erkeğin dış genital sistem içinde penis ve içinde erbezlerini
(testisleri) barındıran torba (skrotum) bulunmaktadır.
İç genitalya’da ise torba içinde yer alan iki adet testis, epididim,
seminal veziküller, prostat, bazı salgı kanal (vas deferens) ve bezleri
(Cowper bezi gibi) bulunmaktadır.
Penis
Penis, erişkin bir erkekte 5-12 cm uzunluğunda, 3-5 santimetre çapında
silindir şeklinde spongiyoz (süngerimsi) bir organdır. İçinde kan
damarlarını barındıran özelleşmiş gözenekler vardır.
Cinsel uyaranlar sonrasında içindeki boşluk ve gözeneklerin kanla
dolmasıyla penisin çapı artar ve boyu yaklaşık iki katına çıkar. Uyaran
bittiğinde ise penis kısa sürede eski boyutuna dönmektedir.
Penis uzunluğu ırklara göre veya kişilere göre değişmektedir. Bilinenin
aksine yeterli cinsel tatmin için penisin büyüklüğünün değil
kalınlığının önemi vardır. (Aslında kalınlığından da çok kişinin
partneri ile birlikteyken seksüel uyaranları ne kadar sıklıkla yaşadığı
daha önemlidir.)
Penisin baş (glans) ve gövde (corpus) olmak üzere iki kısmı vardır.
Baş kısmı sünnet derisiyle (prepitium) kaplıdır ve erkek sünnet olduktan
sonra bu kısım açıkta kalır. Sünnet olmamış erkeklerde sünnet derisinin
içindeki baş kısmı sertleşmeyle birlikte ortaya çıkar, sonra eski
boyutlarına döndüğünde tekrar deri tarafından örtülür. Penis baş kısmı
(glans penis) bir erkeğin en hassas bölgelerinden biridir ve içerdiği
çok sayıda sinir ucu sayesinde erkek orgazmında en önemli rolü oynar.
Penisin ortasından “uretra (idrar kanalı)” geçmektedir. Urethra mesane
ve idrar deliği arasındaki bir borudur ve idrar bu borudan geçerek
dışarıya boşaltılmaktadır. Uretranın diğer bir fonksiyonu ise erkeğin
orgazmı sırasında meninin (ejekulat) dışarıya atılmasıdır.
Erkek uretrası kadın uretrasına göre çok daha uzundur; bu nedenle idrar
yolu enfeksiyonları erkeklerde kadınlara göre daha nadir görülmektedir.
Torba (Skrotum)
Skrotum içinde sağlı sollu yer alan iki testis, sperm kanallarının bir
kısmı ve çok sayıda damar yapısı içeren torbanın ismidir.
İçindeki spermlerin ölmemesi ve sperm yapımının (spermatogenesis)
aksamaması için torbanın içindeki ısı vücut ısısından ortalama 2 derece
daha düşüktür. Torbanın vücut dışında bulunmasının nedeni de budur.
Soğuk havalarda spermlerin soğuktan zarar görmemeleri için skrotum
kendisini kasarak testisleri vucut içine alır, sıcakta ise tam tersi
şekilde kendisini gevşeterek ısı dengesini sağlar.
Testisler
Testisler; torba içinde yer alan, spermlerin üretildiği ve
“testosteron” adı verilen erkeklik hormonunun salgılandığı iki adet
organdır.
Büyüklükleri kişiden kişiye farklılıklar göstermekte olup her biri
ortalama 20-30 gram ağırlığında, 4-5 cm uzunluğunda ve 2-2,5 cm
kalınlığındadır. Aynı büyüklükte olmalarına karşın sol testis sağdakine
göre biraz daha aşağıda yerleşimlidir.
Her testis içinde küçük ve oldukça kıvrımlı sperm kanalcıkları bulunur.
Bu kanalcıklar beyinde bulunan hipofiz bezinin salgıladığı “FSH
hormonu”nun etkisi ile sperm hücreleri üretmektedir.
Testisler yine hipofiz bezinden salgılanan ve “LH hormonu”nun etkisiyle
erkeklik hormonu olarak da bilinen “testosteron hormonu”nu
üretmektedirler.
Ergenlik (puberte, bluğ çağı) döneminden itibaren salgılanması artan
testosteron hormonu etkisiyle çocuklarda ses kalınlaşması, sakal
çıkması, genital bölgelerde kıllanmanın olması, vücut kaslarının
gelişmesi gibi değişimler yaşanır (sekonder seks karakterleri). Sperm
üretimi de ergenliğin başlamasıyla kısa sürede başlamaktadır.
Erişkin bir erkekte de testosteron erkek cinsiyete özgü özelliklerin
devamını ve sürekli olarak sperm üretimini sağlamaktadır.
Sperm hücresinin yapısı

Uzunluğu 0.05 mm olan sperm hücresi üç kısımdan meydana gelir: Baş,
boyun (orta kısım) ve kuyruk. Sperm hücresi mikroskopik görünümü
(Yandaki resim)
Baş kısmının iki önemli özelliği vardır; bir tanesi spermin yumurta
hücresi içerisine girmesini sağlayan eritici enzimlerin bulunduğu uç
kısmındaki “akrozom” organelidir. Akrozomun içinde yer alan “litik
(eritici) enzimler” yumurtanın dış zarını delerek döllenmeyi sağlarlar.
Baş kısmının diğer görevi ise çekirdek (nukleus) içinde yer alan X veya
Y kromozumuna ait genetik materyelin saklanmasıdır. Yumurtanın; X
Kromozuma sahip spermle birleşmesi kız cinsiyeti, Y Kromozuma sahip
spermle birleşmesi erkek cinsiyeti oluşturacaktır.
Spermin boyun kısmında bulunan mitokondrialar sayesinde hareketlilik
için gerekli enerji (ATP) temin edilmektedir.
Kuyruk kısmında bulunan mikroflamanlar sayesinde de sperm
hareketliliğini (motiliteyi) sağlamaktadır.
Sperm üretimi (Spermatogenez)
Her testis içinde çok ince ve birbiri üzerine katlanmış çok sayıda
kılcal boru vardır. Sperm hücreleri bu borular içerisinde yaklaşık 74
günlük süre içinde oluşup olgunlaşmaktadır. Evet, tek bir sperm hücresi
yaklaşık 2.5 ayda olgun hale gelmektedir. Sperm üretimi devamlıdır,
üretilen sperm sürekli depolanır ve boşaltılmaya hazır bekler.
Sperm hücresi üretimi aynen yumurta hücresi üretiminde olduğu gibi esas
olarak 46 kromozom taşıyan bir hücrenin tam yarıdan ikiye bölünmesiyle
gerçekleşir. Erkeklerin hücrelerinde cinsiyet kromozomu olarak bir X bir
de Y kromozomu bulunur. Kadında ise cinsiyet kromozomlarının her ikisi
de X yapısındadır.
Sperm hücreleri oluşum aşamasında böylece cinsiyet kromozomlarından ya X
veya Y kromozomunu alırlar.
Yumurta hücresini dölleyen sperm hücresi Y kromozomuna sahip olduğunda
bebeğin cinsiyeti erkek, X kromozomuna sahip olduğunda bebeğin cinsiyeti
kız olur.
Yani bebeğin cinsiyetini “annenin yumurtası değil, daima babadan gelen
spermin cinsiyet (sex) kromozomu” belirler.
Epididim
Testis içindeki kanalcıklar testisin hemen tepesinde yerleşmiş olan
“epididim” isimli yapıyla devam ederler. Epididim sperm hücrelerinin
olgunlaşmasının devam ettiği bölgedir. Hücreler için bir depo
görevindedir ve vaz deferens adı verilen ana sperm iletim kanalıyla
devam eder.
Diğer bez ve kanallar
Ana sperm kanalının içine seminal vezikülleri, prostat bezi ve
Cowper salgı bezleri kendi salgılarını boşaltarak meninin son şeklini
almasını sağlarlar. Bezlerden salgılanılan tüm salgılar sperm hücreleri
üzerinde besleyici ve hareket artırıcı niteliktedir.
İçinde sperm hücrelerinin olduğu meniye “semen veya ejekulat” isimleri
verilmektedir.
Yaklaşık 4 ml. hacmindeki semenin %60'ı seminal vezikül tarafından,
%20'si prostat tarafından üretilmektedir.
Prostat en dış kısımda yer alan organ olduğundan ejakulasyonda ilk
boşalan sıvı prostat sıvısıdır ve en canlı spermler de bu sıvı içinde
yer alır. Burada bilinmesi gereken nokta cinsel ilişki sırasında erkeğin
uyarılması sonucunda penisin ucundan gelen ilk sıvıda (zevk suyu)
spermlerin bulunduğu için bu sıvının vajinaya bulaşması ile gebelik
şansının olduğudur.
Meni yaklaşık 1.5-5 cc hacminde opak-gri renkte, kuruduğunda sarı bir
renk alan, kendine özgü bir kokusu olan, yapışkan ve kıvamlı bir
sıvıdır. Erkeğin orgazmı ile birlikte fışkırarak dışarı boşalır. Bu
olaya “ejekulasyon (boşalma)” adı verilir.
Vücuttan atılan semen 15 dakika içerisinde kıvamını kaybederek tamamen
su gibi sıvılaşır (likefaksiyon, erime). Bir ejekulasyonda erkek
ortalama 100-200 milyon arasında sperm hücresini boşaltmaktadır.
Yumurtanın döllenmesinde sperm sayısı kadar spermlerin kalitesi yani
hareketlilik oranı ve morfolojisi (yapısı) de önemlidir. Çünkü menide
atılan spermlerin tamamı kaliteli değildir; örneğin bir kısmı
hareketsiz, deformiteli (bozuk yapıda) veya ölü olabilir. Semenin
özelliklerinin laboratuvarda incelenmesine “spermiyogram testi (semen
analizi)” adı verilmektedir.
|