Ana Sayfa | Jinekolog Op. Dr. Süleyman Eserdağ | Yasal Uyarı | İletişim   

A'dan Z'ye Vajinismus ve Cinsel Problemler … "Kesin çözüm için yanınızdayız" HERA KADIN SAĞLIĞI MERKEZİ VAJİNİSMUS ve CİNSEL PROBLEMLER TEDAVİ MERKEZİ
 
Ana Sayfa Merkezimiz Hakkında Tedavi Programı Randevu İletişim

VAJİNİSMUS

Vajinismus Tanımı
Vajinismus Nedenleri
Vajinismus Türleri ve Riskler
Genital Anatomi
Vajinismus Teşhisi
Vajinismus Tedavisi
Hipnoz Tedavisi
Vajinismusta Erkek Eş Problemleri
Bekarlarda Vajinusmus
Vajinusmus ve Gebelik
Önerilmeyen Tedavi Yöntemleri
Vajinismus Hakkındaki Yanlışlar
Kliniğimizde Vajinismus Tedavisi
Bilimsel Çalışmalarımız
Bilimsel Yayınlar
Vajinismus Tarihçesi

CİNSEL BİLGİ ve PROBLEMLER

Cinsel İlişki Evreleri
Anorgazmi (Orgazm Olamama)
İlk Cinsel İlişki
Cinsel İsteksizlik- Soğukluk
Hamilelikte Cinsel Yaşam
Menopozda Cinsel Yaşam
Vajinal Kuruluk
Ergenlik Çağı Değişimleri
Kızlık Zarı
G noktası ve Klitoris
Evlilik hakkında


Hipnoz Tedavisi

Hipnoz, bir kişide “farkındalık durumu” yaratarak bilinçaltı düşüncelerine erişmeye çalışan bir tekniktir. Hipnoterapi ise hipnoz sırasında kişiye yapılan tedavi yöntemine verilen isimdir.

Pek çok kişi tarafından gizemli ve ürkütücü gibi görülse de hipnoterapi asla korkulacak esrarengiz bir tedavi yöntemi değildir. Bir sihir, bir büyü veya bir uyku hali de asla değildir. Bir tedavi edici metodudur ve aynı zamanda pek çok terapi yöntemine ek olarak uygulanan kolaylaştırıcı-hızlandırıcı bir yöntemdir.

Bir tarife göre de hipnoz, “bir içe bakış, bir farkındalık ve bilinç altını isteğe bağlı şekilde yönlendirme hali” dir. İçsel bir emilme, yoğunlaşma ve dikkatin odaklanmış halidir. Amacı ise bilinç altını bizleri yöneten bilincin frenlerinden kurtarmaktır.

Bilinçli hipnoz ile bilinç tam olarak açıkken kişilerin bilinçaltındaki bir takım problemlerin ortaya çıkarılmasıyla bir “farkındalık durumu” yaratılabilmekte ve kişiye verilen bazı telkinlerle hayata geçirilebilecek olumlu etkiler oluşturulabilmektedir.

Hipnoterapi ise hipnoz ile yapılan tedavileri tanımlamaktadır. Dünyada hipnoterapiyi en sık psikologlar, diş hekimleri ve üçüncü sırada (%25 sıklıkla) jinekologlar uygulamaktadır.

Kadın hastalıklarının pek çoğunda psikolojik nedenler rol aldığı için hipnoterapiyle ilaç veya ameliyatlara gerek kalmaksızın pek çok problem kolay bir şekilde çözüme kavuşabilmektedir.

KADIN SAĞLIĞINDA HİPNOZ

Kadın hayatında, genç kızlıktan menapoza kadar uzanan dönemde pek çok süreç içinde psikolojik etmenler devrededir.

Kadınlarda veya genç kızlık döneminde, özellikle dismenore (sancılı adet görme) ve “premenstrüel sendrom” olarak bilinen adet öncesi gerginlik sendromunda hipnotik konsantrasyon ve telkinlerle şikayetler tam olarak giderilebilmekte veya azaltılabilmektedir.
Gençlikten itibaren evlilik dönemine geçiş sürecine kadar ilk gece, kızlık zarı gibi cinsellikle ilgili alınan pek çok olumsuz mesaj genç kadının cinsel hayatında problemlere yol açabilmekte ve ilişkinin hiç gerçekleşememesi (vajinismus) veya çok zor veya ağrılı olması (disparoni) gibi problemlere yol açabilmektedir.

Vaginismus ve disparoni problemlerinde psikolojik tedavilere ek olarak uygulanan hipnoterapi ile oldukça olumlu sonuçlar alınabilmektedir.

Yine, kadınları gebelik sürecinde de bazı psikolojik problemler bekleyebilmektedir. Bu psikolojik şikayetler her gebede ayrı derecelerde olabilir. Bunlar arasında en sıklıkla hamileliğe ait bulantı ve kusmalar (hiperemesis gravidarum), hamilelik dönemindeki psikolojik sıkıntılar (anksiyeteler), doğum korkuları, erken doğum veya düşük yapmayla ilgili endişeler veya bebeğini sakat doğurma korkuları sayılabilir.

Son yıllarda hipnoz ile ağrısız normal (vajinal) doğum doğum isteği olan gebeler de artmaktadır. Hipnotik telkinler ile rahmin kasılmaları etkilenmeksizin gebelerin ağrısız bir şekilde doğum yapabilmeleri mümkündür.

Diğer taraftan doğum sonrası lohusalık dönemindeki depresyon hali (postpartum blues) ve anksiyeteye bağlı süt miktarının az olması gibi sorunlarda da hipnoterapiler yarar sağlayabilmektedir.

Bazı kadınlar evliliklerinde çocuk istemelerine rağmen gebe kalamamanın verdiği sıkıntılara maruz kalabilmektedirler. Bu sıkıntılar motivasyonlarının kırılmasıyla kendilerinin daha kolay pes etmelerini sağlayabilmekte veya yaşama küsmelerine neden olabilmektedir. Hipnoz terapileri ile kişilerin sıkıntıları azaltılabilmekte, pozitif motivasyonları güçlenebilmekte ve yaşam enerjileri arttırılabilmektedir.

Yıllar sonra menopoz dönemine geçiş sürecinde de kadınlarda “perimenopozal sıkıntılar” (=klimakteryum şikayetleri) olarak adlandırılan sıcak basmaları, ateş, terlemeler, çarpıntı, uykusuzluk gibi semptomlar (bulgular) görülmeye başlar. Bu bulgular birkaç ay ile 10 yıl arasında sürebilir. Hipnoz terapileri ile menapozun bu tür sorunlarını gidermek veya en azından azaltmak mümkündür.

Kadın hastalıkları ve doğumda hipnoterapi:

Vaginismus (ilişkinin olamaması veya çok zor olması)
Ağrılı cinsel ilişki (disparoni)
Psikoseksüel problemler
Menapoz şikayetlerinin giderilmesinde
Sancılı adet görme (dismenore)
Premenstruel Sendrom (PMS, adet öncesi gerginlik sendromu)
Gebelik kalma korkusu veya gebelikte düşük, erken doğum veya sakat bebek doğurma gibi korku ve endişelerin giderilmesinde
Gebelik bulantı ve kusmalarının (hyperemesis gravidarum) giderilmesinde
İnfertilite ve tüp bebek (ivf) tedavilerine destek amacıyla
Ağrısız doğum amaçlarıyla

Psikojenik hastalık ve problemlerde hipnoz…
Pek çok fobiler (sosyal fobi, böcek fobisi, karanlık alan fobisi, hastalanma fobisi gibi), yaygın anksiyete ve depresyon durumları, OCD (Obsesif Kompulsif Hastalık yani Saplantı Takıntı Hastalığında), korku ve endişelerin giderilmesinde, posttravmatik stres bozukluğunda, panik ataklarda da hipnoz son derece yararlıdır.

Ayrıca psikojenik kökenli bir takım cilt hastalıklarında (alerjiler, sedef hastalığı gibi) da hipnoterapi uygulanabilmektedir.

Yine, migren türü baş ağrılarında, uykusuzluk, sinirlilik ve gerginlik dönemlerinde ve menapoz şikayetlerinin giderilmesinde de hipnoz kullanılabilmektedir.

Kadınlarda sinirsel kökenli adet bozuklukları, premenstrüel sendrom (adet öncesi gerginlik sendromu), dismenore (adet dönemindeki sancılanma) da hipnoz ile şifa bulmaktadır.

Son zamanlarda vajinismus gibi cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde hipnozun kullanılması çığır açmıştır. Özellikle ağır derecedeki cinsel işlev bozukluklarında yapılan hipnoz seansları ile tedavi süreçleri oldukça kısalmakta, başarı yüzdeleri artmaktadır. Biz de Hera Klinik olarak vajinismus nedeni ile başvuran hastalarımızın bir kısmında hipnoterapiyi kullanmaktayız.

Hipnoz tüm bu hastalıkların tedavilerinde bazen tek başına bazen de ilaç tedavilerine kombine olarak da kullanılabilmektedir.

Çocuk Hastalıklarında Hipnoterapi
Çocuklarda özellikle geceleri yatak ıslatmalarının tedavisinde, cerrahi ameliyatlar öncesi gerginliklerin azaltılması ve rahatlamalarının sağlanmasında, diş gıcırdatmalarının azaltılmasında, tırnak yemelerin engellenmesinde hipnoz tedavisi kullanılabilmektedir.

Diş Hekimliğinde Hipnoterapi
Özellikle diş çekimlerinde bölgesel olarak anestezi oluşturulmasında, özellikle çocuklardaki diş tedavilerinde, protez ve ortodonti uygulamalarında, diş gıcırdatmalarının tedavisinde hipnoz kullanılabilmektedir.

Sağlık Harici Alanlarda Hipnoz
Sağlık haricinde sporda, sanatta gücün ve yaratıcılığın en iyi şekilde kullanımında hipnoz son derece yararlı bir yöntem olarak görülmekte ve uygulanmaktadır.

Yine, çocuklarda ve erişkinlerde sınav başarısının arttırılması, sınav paniğinin giderilmesinde son derece etkili bir yöntemdir.

Sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıkların bırakılmasında, aşırı kilolardan (obesite) kurtulmada da kullanılmaktadır.

Diğer bir alan ise adli olaylarda olayın aydınlatılması ve soruşturmaların yürütülmesindeki kullanımıdır. Ancak hipnoz altında verilen ifadelerin hukuksal bir geçerliliği bulunmamaktadır.

SORULAR ile HİPNOZ

Herkes hipnoz olabilir mi?
Evet. Yalnızca kendisi ile iletişim kurulamayan kişiler hipnotize edilemez. Bunlar arasında zeka (IQ) seviyesi düşük olan embesil, demanslı (bunak) ve antisosyal kişilik tipine sahip (saldırgan) bireyler ile çok küçük yaştaki çocuklar (5-6 yaş altındakiler) sayılabilir.

Kimlerin hipnoza girme (hipnotizabilite) eğilimi yüksektir?
Zeki ve yaratıcı kişiler, ameliyat hemşireleri, polis veya asker gibi disiplinli bir yaşam tarzına sahip kişiler daha kolay, hızlı ve rahat bir şekilde hipnoz olabilmektedirler.

Hipnozdaki konsantrasyon derecesi nasıldır?
Bazılarımız araba kullanırken yola dalıp gidebiliriz (yol hipnozu). Veya bazılarımız da güzel bir müziğe kapılıp bizi bu müziğin bizleri götürdüğü o güzel anları zihnimizde yeniden yaşarız, belki de bu arada çalan kapının sesini duymayız. İşte kişilerin verilen telkinlerle değişik konsantrasyon dereceleri hipnozun da derinliğini belirler.

Hipnozun derinlikleri nasıldır?
Hipnoz, derinliğine göre hafif-orta ve derin olarak üç sınıfa ayrılır. Aslında, tıbben tedavi edici olması açısından derin hipnozun orta ve hafif hipnoza göre bir avantajı yoktur.

Genel olarak ilk seanstan sonraki hipnotik seanslar daha kolay gerçekleşir ve daha iyi bir dinleme duygusu elde edilir. Hipnotik derinlik kişiye bağlı olmakla birlikte genellikle daha çok uyum sağlayabilen kişiler ikinci ve üçüncü seanslarında tamamen gevşerler.

Rahat ve kolay hipnotize olmanın şartları nelerdir?
Kişinin hekim veya terapistine güvenmesi, O’nun ile işbirliğine girmesi, korkmadan ve tedirgin olmadan zihnini verilen düşüncelere ve telkinlere açması hipnotize olmayı kolaylaştıran faktörlerdir.

Hipnoz esnasında bilinç kapanır mı?
Hayır. Bilinçli hipnoz esnasında kişinin bilinci tamamen açıktır, yani kişi her olup bitenin farkındadır. Ayrıca kişi kendisine uygun düşmeyen telkinleri reddedebilir ve kendi istemi olmayan davranışlara tamamen kapalıdır. Bu şekilde hipnoz altındayken kişinin dışarıdan bir zarar görmesi mümkün değildir.

Hipnoz altındayken neler hissedilir?
Hipnoz altındayken rahatlık, dinlenme ve mutluluk hali vardır.

Hipnotik seanstan kişinin çıkamama olasılığı var mı?
Hayır. Hipnozitörün hastasını aniden yalnız bırakıp odadan çıkması durumunda bile kişi 10-30 dakika arasında kendiliğinden hipnozdan çıkabilmektedir. Hipnozdan bazen geç çıkılmasının nedeni kişinin hipnozdayken yaşadığı aşırı memnuniyet ve mutluluk halidir.

Hipnoz esnasında olanlar ve konuşulanlar sonradan hatırlanabilir mi?
Evet. Hipnozdan çıktıktan sonra hipnoz altındayken bilinçaltındaki düşüncelerin ne oldukları hatırlanabilmektedir. Zaten hipnozun tedavi edici değeri bilinçaltınızın tamamen hatırlanması yeteneğine ile de ilişkilidir.

Herkes aynı şekilde mi hipnotize edilmektedir?
Hayır. Herkesdeki hipnotize olma tekniği ve yöntemleri farklıdır. Bu kişinin sorununa ve kişilik özelliklerine göre değişebilmektedir. Yani, hipnoz tekniğinde kişiselleştirme ön plandadır.

Tıbbi dernekler hipnoz uygulamalarını onaylarlar mı?
Evet. İngiliz Tıp Derneği 1775'de tıbbi hipnoz üzerine bir rapor yayınladı. Amerikan Tıp derneği sözcüleri de 1958'de tıbbi hipnozun kullanılmasını uygun gördüler.

Türkiye'de ise şu an için yasal bir düzenleme maalesef yok. Ancak hipnoz eğitimleri başta Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi tarafından değişik programlar dahilinde yalnızca psikolog, doktor ve diş hekimlerine kurslar ile verilebilmektedir.

Hipnozla istenmeyen alışkanlıklar bırakılabilir mi?
Evet. Sigara, alkol ve uyuşturucu gibi kötü alışkanlıkların bıraktırılması yanısıra aşırı yeme isteğinin azaltılarak zayıflamada, tırnak yeme ve çocuklarda gece işemelerinin tedavisinde hipnotik telkinler oldukça fayda sağlayabilmektedir.

Kimler hipnoz yapma ile yetkisine sahiptirler?
Maalesef hipnoz konusunda pek çok hekim bilgi sahibi bile değildir. Bu konuda eğitim almış sertifikalı hekim, diş hekimi ve psikologlar ancak hipnoz yapma yetkisine sahiptir.
Bir kişinin hipnoz yapabilmesi çok büyük bir yetenek gerektirmese de yapılan hipnozun faydalı olabilmesi kişinin bilgi ve tecrübesine bağlıdır.

Hipnoz dini yönden nasıl yorumlanır?
Bütün protestan mezhepleri hipnozun tıbbi açıdan kullanılmasını onaylarlar. Bunun gibi musevilere ait inanç objektif değildir.

İslami açıdan ise ehil kişilerin elinde tedavi amacı ile kullanılmasında hiçbir sakınca yoktur.
Hipnoz konusu ile ilgili ayrıntılı bilgi almak için (312) 426 85 25 nolu telefondan kliniğimizi arayıp ön görüşme ve bilgilendirmeler için randevu isteminde bulunabilir veya
(532) 452 06 56
numaralı telefondan Op.Dr.Süleyman Eserdağ'dan direkt yardım alabilirsiniz.
 


Eleştiri ve Sorularınız için bize yazınız hera@vajinismusmerkezi.com
Sitenin tüm içeriği Jin. Op. Dr.Süleyman Eserdağ tarafından hazırlanmıştır.
© 2007 Yazarın izni olmadan bilgi veya resimlerden kesinlikle alıntı yapılamaz.